FriendFeed'de bana abone ol

Üye Giriş



İçerik Görüntüleme Sayısı : 169298
coloRSS



colorcat.net :: Hoşgeldiniz!
Gökkuşağı Defterlerin Sihiri PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 16 Eylül 2009 12:43
15.09.2009

Uğur Özmen & Renkli Defterleri  Gittiğim etkinlikte,katılımcılardan birinin defterine renkli notlar aldığını, notların üstüne postit yapıştırdığını; tekrar farklı bir kalemle yuvarlaklar çizdiğini gözlemledim. Tüm dikkatiyle notlar tutan bu kişinin yakasındaki kartta "Uğur Özmen" yazıyordu.

Daima toplantılara en az üç renk kalemle girdiğim için; yuva neşesi, boyama defteri gibi isimlerle çağırılan toplantı defterlerimden tutan birine rastlamıştım. Toplantı zamanında kalem çeşitliliğimle dalga geçen iş arkadaşlarımın, üç ay sonra yanıma gelerek eski toplantılarda müdürünün anlattığı proje detaylarını sorduğunda daima gülümseyerek paylaştım.

Devamını oku...
 
Türkiye Internet Yasaklarıyla Harakiri Yapıyor PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 01 Temmuz 2009 12:22

Mustafa Akgül
İnternet Teknolojileri Derneği/ Bilkent Üniversitesi

Ülkemiz İnterneti anlamamış, ondan korkan bir ruh haliyle, internetin çözümü kolay olmayan marjinal problemlerine odaklanıp, yasakçı bir refleksle adeta İnternetle Savaşıyor; İnternete kendi kurallarını empoze etmeye çalışıyor; ama sonuçta, en fazla zararı kendine veriyor; bir anlamda Harakiri yapıyor. Düzenlemeler, yangından mal kaçırcasına, sivil toplumun çığlıkları gözardı edilerek yapıldığı için içinden çıkılamaz bir noktaya gelmiş durumda. İnternet ve Bilgi Toplumu konusundaki çok başlı dağınık yapı, burada da kendini göstermekte; temel hukuk ilkeleri, anayasa ve uluslarası ilkeler ve adalet kavramlarına ters uygulamalar, herkesin gözönünde, ve bazıların alkışlarıyla devam ediyor. Hükümet, siyasal partiler, üniversiteler, ve toplum önderleri büyük ölçüde sorunu ya farketmiyor ya da görmezden geliyor. Sorunu çözmesi gerekenler, yanıltıcı açıklamalar yapıyorlar. Ülkemiz Donkişot gibi İnterneti düzenlemye çalışıyor; Devekuşu gibi istemediğimiz nesneleri yasakladığımızı düşünerek kendimizi kandırıyoruz, ve sonuçta Harakiri yapar gibi kendimize zarar veriyoruz.

Devamını oku...
 
Bilimin çözemediği 10 olgu PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 15 Haziran 2009 07:19

Aşağıdakilerden en çok hangisi kafanızı karıştırıyor, içinizi ürpertiyor? Ya da hangisine yürekten inanıyor, hangisine şüpheyle yaklaşıyorsunuz? İşte bilimin bir türlü açıklayamadığı 10 gizemli olgu...

Modern tıp artık pek çok hastalığın çaresini buluyor, son 10 yılda teknolojide gelinen nokta hayal sınırlarımızı zorluyor.

Devamını oku...
 
Sözünü esirgemeyen bilge: Soytarı... PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 19 Ağustos 2006 16:15

Kral Çıplak!
      Kral gibi güçlü olan ve hayata uzak kalan insanlar, kendilerini tatsız gerçeklerle yüz yüze getirecek birilerine ihtiyaç duyuyorlardı. Soytarılar, komik bir şekle sokabildikleri takdirde, başkaları için tabu olan her şeyi rahatlıkla söyleyebiliyorlardı.
Ertesi sabah olduğunda, sarayda, soytarının kendini astığına dair dolaşan söylentiye kimse inanmak istemiyordu. Normal koşullarda, soytarı istediği şekilde davranabiliyordu. Ama, 1472 yılının o gününde fazla ileri gitmişti.

Devamını oku...
 
Sokrates'in Savunması PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 19 Ağustos 2006 16:07

:AEDJ: Beni suçlayanların üzerinizde nasıl bir etki bıraktıklarını bilemem, Atinalılar; ama öylesine inandırıcı konuştular ki, neredeyse bana kendimi unutturdular; ve gene de söylediklerinin hemen hemen tek bir sözcüğü bile doğru değil. Ama söyledikleri sayısız yalan arasında beni en çok biri şaşırttı:

Devamını oku...
 
Giderken beni de götürür müsün? PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 19 Ağustos 2006 14:34

“ Kimsin sen?..!”
diye bağırdı aynadaki yüzünü seyrederken. Saçları dağınık, gözleri ise ağlamaktan şişmiş ve hala nemliydi. Sorduğu soruya bir cevap beklermiş gibi baktı aynadaki aksine. Sessizlik onu daha da sinirlendirmişti sanki. Sigarasından bir nefes çekti. Parmakları titriyordu. Bir cevap gelmeyeceğini anladığında, ayakları onu daha fazla taşıyamadı ve yere çöktü.

Devamını oku...
 
Öfke PDF Yazdır E-posta
Salı, 15 Ağustos 2006 16:47

Mehmet Sungur - Doç. Dr., A.Ü. Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı

"Beni çıldırtıyor. Hiç laftan anlamıyor.", "Niçin bu evde kimse bana yardım etmiyor?", "Kaç kere ayakkabılarını çıkarmadan içeri girme dedim sana?", "Eşim çalışmamı istemediği için işten ayrılmak zorunda kaldım, ondan nefret ediyorum.", "Bu kadınlara hiç yaranamazsın zaten, ne yapsam ona yetmiyor.", "Kesin şu gürültüyü de maçı seyredeyim.", "Bıktım senin dırdırından.", "İstediğim gibi giyinip gidemiyorum, bu okuldan hoşlanmıyorum.", "Çok çalışıp, bütün sorulara cevap verdiğim halde yine zayıf aldım, hep bu öğretmenin yüzünden." "Neden hep onun istediği yere gidiyoruz, gitmeyeceğim artık.", "İstediğim kadroyu bana vermediler, onlara göstereceğim." Bu cümlelerin kimisi kadınların, kimisi erkeklerin kimisi de çocukların ağzından çıkmış, ama her birinin ortak bir yanı var: Öfke...
Devamını oku...
 
Yazılım Patentleri Tehlikesi PDF Yazdır E-posta
Salı, 15 Ağustos 2006 16:44

Richard M. Stallman

Özgür yazılım üzerine olan çalışmalarımı duymuşsunuzdur. Bu konuşma bunun hakkında değil. Bu konuşma, yasaların yanlış kullanımının, yazılım geliştirmeyi tehlikeli bir etkinlik haline getirmesi hakkında. Burada, patent yasalarının yazılım alanına uygulanmasının sonuçlarından bahsedeceğiz.
Sözkonusu olan yazılımın patentlenmesi değil. Böyle bir tanım tamamen kötü ve yanıltıcı. Çünkü patentlenen tek tek programlar değil. Böyle olsaydı sorun değildi, çünkü temelde zararsız olacaktı. Fakat sözkonusu olan fikirlerin patentlenmesi. Her patent bir fikrin patentlenmesi ile ilgilidir. Yazılım patentleri, yazılım üzerine fikirleri, diğer bir deyişle yazılım geliştirmede kullandığımız fikirleri kapsar. İşte bu, onları yazılım geliştirme için bir tehlike haline getirir.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sayfa 2 - 4