| Armut Dibine Düşer |
|
| Cumartesi, 19 Ağustos 2006 16:10 | |||
|
Devasa kuşlar geçiyor tepemden Her şeyi kocaman görüyorum Ben mi../ büyüyemiyorum.. Şimdi bir bakın şu halime.Allah’tan etrafta da kimse yok.Yok yok siz aldırmayın benim bu telaşıma../ bazen martılar konar durur başıma.Ne / ne oldu ki.? Bakın iki gözüm önüme aksın ki../ küserim.Ne olmuş yani misketlerim varsa / şeker çuvalından uçurtma yaptıysam / aşırmışsam Hafize teyzenin çamaşır ipini../ ne olmuş yani.Gülmeyin/ uçmaz bu uçurtma haaaa../ aklınızı eşek arısı soksun../ bana ne nasıl sokarsa soksun.. Siz ebem çayırını bilirmisiniz.? Ebem dedikte hemen Naciye nine gelmesin aklınıza.Laf ettirmem ona..Çayır akıllım çayır.Hani yeşildir / otlar öyle yan gelir yatar / sonra kocaman bir inek gelir/ hapur hupur../ ohhh afiyet olsun.Çayır çayır.Rüzgar bir başka eser orada.Hem yukarıdan hem aşağıdan.Nerden mi biliyorum.? Komşu kızı Ayşe’nin eteğinden.İcatlarımın esin kaynağı.Etek uçurtma olur / ben çamaşır ipi../ salar salar dururum.Siz uçurtma uçururken gökyüzüne bakarsınız değil mi.? Hay aklınıza yanayım.Çayır diyorum / çayır..Gülmeyin / iki gözüm önüme aksın ki küserim.. Sonra ne mi olur? Köyün ayaklı gazetecisi gelir../ bakmayın çok sinsidir ha.Ayşe kaçar../ ben güya bir şeylerle uğraşırım..Tabi yüzüm pancar tarlası. Dizlerim titrer..Uçurtma iplerini birbirine dolarım..Heyecan tabii../ değil mi..Aklınca beni korkutmaya çalışır.(ne yapayisunuz bakayim burada.?) ..eh yani ben korktum ya..(aaa senmiydin.hiiiçç.) ..her şeyi görmüştür.Yandık valla.Oysa ne yaptık ki.? Biraz papatya, biraz sohbet, biraz da uçurtma heyecanı yaşadık.Ne olmuş yani.Gülmeyin.Vallahi bakmadım Ayşe’nin süt beyazı bacaklarına.Hem kırmızı dantelli külotunu da görmedim.Hatta baldırındaki akneyi bile.Allahallah / doğruyu söylüyorum../ niye gülüyorsunuz../ iki gözüm önüme aksin ki küserim. Tamam bee..dayağa razıyız.Ben yaptım / onun günahı yok.Delikanlıyız ya.. Kiraz ağacına ilk önce onu ben çıkardım.Ebem çayırına koca gölgeler düşüren kestane ağacına sarılmış siyah üzüm asmasına beraber tırmandık.O önde ben arkada.Başımız hep yukarıda.Vallahi siyah üzümün salkımları onunkilere hiç benzemiyordu..Görmedim ondan.Daha çok beyaz mıydı ne.? Şimdi birde imamın diline düşersek yandık.Zaten beni gördüğünde burun kıvırıp acayip sesler çıkarıyor.Kesin beddua ediyordur.Aklım kesiyor yani.İkide bir Ayşe’nin evine gider.(bu kızı neden cameye göndermeyisunuz.? Küllüm yanacaksunuz cehennemde.) diye ver yansın eder durur.Ahh hoca ahh ben bilmem mi senin ne ıstakoz suratlı olduğunu. Şeytana papucunu ters giydirirsin de, kelimeyi şahadet getirir.Sen yokmusun sen../ beni neden çağırmazsın peki camiye.? Ben insan değilmiyim yani.Hep Ayşe / yalnız Ayşe../ Hani çorapsız camiye girilmezdi / hani yakası açık elbise yasaktı / hani saçının bir teli bile haramdır vaazları./ sana helal de bize mi haram hoca.? Biliyorum beni neden sevmediğini.İşkillenme / farkındayım Ayşe’yi ebem çayırına götüremediğin için kendi kendini yediğini.Hadi ben çocuğum aklım kesmez böyle şeylere..Seni bilirim.Nevriye ablaya da takılmıştın ama yemedi.Çok gülmüştüm kazmayla nasıl da kovaladı seni tarladan.Ne işin vardı tarlada hoca.Hizmeti ayağa mı götürüyordun yoksa.? Gülmeyin vallahi aynen böyle.. Neyse bu hoca da nerden çıktı şimdi.? Bakın nerelere götürdüm sizi.Bu uçurtma falan meselesi bahane gibi duruyor değil mi.? Hiç şeker çuvalından uçurtma olur mu.? O zaman günde birkaç kere taze fasulye toplamaya gitmem de bahane.Kara lahana, badem, mısır hepsi bahane.Hatta kış ortasında tarla bellemeye bile gitmişliğim var.O’ damı bahane yani.Babam da çok çalışkan olduğumu söyler dururdu.Bu çocuktan adam olur derdi.Ta ki bir gün benimle beraber gelmeye karar verinceye kadar.Yandığımızın resmiydi zaten.Gülmeyin../ Ayşe fındıklıkta bekler / ağaç olup yeşillendi kız.Ben su dökme bahanesiyle iki de bir sıvışırım.Babamda şaştı bu işe.Ne yedin / ne içtin diye soracakta utanıyor zavallı.Ayşe orda ben tarlada mısır topluyorum.Adalet mi şimdi bu.? Ah baba ahh yaktın beni.Yağmurda başladı ıslanacak şimdi kız.Gülmeyin / iki gözüm önüme aksın ki küserim. Yine hınzırlığım tuttu.Ama bakın ne geldi aklıma../ Hoppala durun biraz ne sabırsız şeymişsiniz yaa.Gülmek yok ama../ Hani şu hoca meselesi var ya..Takıldım bir kere.Bir gün gizlice evine girmiştik.Bizim deli Hüseyin’in oğlu Paşa ile.O ben ve birkaç arkadaş çeteydik zaten.Bütün kirazlar, armutlar, elmalar, cevizler bizden kokardı.Neyse, kapıyı açık bırakmış akıllım.Biliyordum bir haltlar yediğini.Evini şöyle bir kolaçan ettik.Yatak altından çıkan pleyboy dergilerini gözlerimiz fal taşı gibi açık telaşla sayfa sayfa çevirdik.Vay hoca vay.Tamam biliyorum sende insansın.Bir şey demedik.Hınzırız ya../ en güzel resimleri koparıp duvarlara astık.Sonra bizim iki kubbeli caminin yanındaki mısır tarlasında pusuya yatıp bekleyecektik ki her tarafımız kaşınmaya başladı.Yandık yandık../ ısırgan içine dalmışız.Oy anam oy yy. Derdimiz var hocamı beklenir.Gülmeyin../ el, yüz, ayaklar arı kovanına düşmüşüz sanki.Paşa beni kaşır ben Paşayı.. Ertesi gün cami önünden geçerken, hocanın bize gülümsemesinden anladık../ Gülmeyen hoca gülüyor yahu../ Allahallah..bizde güldük.. Siz gülmeyin../ iki gözüm önüme aksın ki küserim.. Masum muyum../ masumum tabi / büyüyemiyorum. Hatta Ayşe’nin kalçalarının o kadar yuvarlak olduğunu bile bilmiyordum..Görmedim ki. Edebiyat öğretmeni Şengül hanımın sandalyesine de toplu iğneleri ben sokuşturmamıştım. Diz üstü etek giymeye meraklı resim öğretmenin çıplak resmini onun dersinde ben yapmamıştım.Nasıl yapayım oturduğu evin bahçe kapısını sessizce aralayıp banyo penceresinden onu seyretmedim ki..Nerden bileyin vücut şeklini.Allahallah.En sevmediğim ders matematik.. Şimdi siz benim on dört yaşında matematik hocama aşık olduğum dedikodusunu da yayarsınız cümle aleme.Hatta ona yazdığım aşk mektuplarını yoklama defterinin arasına koyduğumu da biliyorsunuzdur.Belki siz mektupları kimin yazdığını anlamak için edebiyat hocasından kompozisyon yazılarını aldığını da biliyorsunuzdur.Siz ne çok şey biliyorsunuz yaaa..Ama şimdi siz bir ton dayak yediğimi düşünüyorsunuz.Hayır yanıldınız..Dayak yemedim../ kovuldum..Gülmeyin../ iki gözüm önüme aksın ki küserim. Vayyy ne çapkın bu herif diyorsunuz değil mi.? Hadi hadi../ sizin yaptıklarınız yanında benimkileri darı ambarında buğday tanesi..Öyle değil mi.? Hele bir yapmadım deyin bakalım. Yemin ediyorum bak../ iki gözüm önüme aksın ki küserim. Levent Saral
|




